You Are Here: Home » FESTİVAL HAKKINDA

FESTİVAL HAKKINDA

Dünyada ve Kıbrıs’ta İşçi Filmleri Festivali

 

Genel

İşçi Filmleri Festivali, ilk olarak 1994 yılında ABD’nin San Francisco kentinde başlamıştır. O gün bugündür  her yıl Temmuz başı ABD’de seyircisiyle buluşan festivalin başlangıç tarihi olarak; 5 Temmuz 1934’te “Kanlı Perşembe” ismiyle anılan ve liman işçilerinin grevini destekleyen iki kişinin öldürüldüğü gün seçilmiştir. 90’lı yılların ortasında Amerika kıtasının kuzey yarısında yaratılan bu heyecan dünyanın birçok yerine ulaşmış ve festival; Latin Amerika Ülkeleri, İngiltere, İspanya, Güney Kore ve Türkiye’de de farklı farklı tarihlerde düzenlenmeye başlamıştır. Kamerasını sokağa yönlendiren festival, yıllardır çeşitli coğrafyalarda emeğin dönüştürücü ışığını yansıtıyor perdeden…

 

Uluslararası Kıbrıs İşçi Filmleri Festivali

Kıbrıs’ın kuzeyinde festival 2007 yılından beridir düzenleniyor. İlk yıl, KTÖS, KTOEÖS, BES, TIP-İŞ, DAÜ Emek Platformu (DAÜ-SEN, DAÜ BİR-SEN, DAÜ PER-SEN), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Kolektif Öğrenci Hareketi ve Baraka Kültür Merkezi tarafından organize edilen etkinlik her geçen yıl büyüyor ve organizasyon komitesi genişliyor.

Tamamen organizatör ve destekleyen örgütlerden gelen gönüllü kişilerin emekleriyle şekillenen festival, biletsiz ve ücretsizdir. Festivali var eden organizasyon komitesi meslek odaları/birlikleri, sendikalar ve diğer bağımsız alan örgütlerinin katılımı ile şekillenmekte; solun her kesimine hitap edebilmek için parti gibi salt siyasi yapılanmaları içermemektedir. Bununla birlikte gazete ve radyo gibi basın kuruluşları festivalin destekçisi olabiliyor.

Festival materyalinde kullanılan karikatürler dördüncü festivalden bu yana karikatür sanatçımız Serhan Gazioğlu tarafından yine gönüllü olarak çiziliyor.  Karikatürlerin kahramanları ise Karagöz, Şarlo ve Ömer Dayı! Şarlo, evrenselden; Karagöz, yakın coğrafya Türkiye’den ve Ömer Dayı yerelden… Üç özgür ruh; otoriteye çelme takmaktan hiç çekinmeyen!

 

Neden İşçi Filmleri Festivali?

Festivalle birlikte, genç sinema emekçilerine böyle bir emek katrajının varlığı gösterilmiş oluyor.

Sanatın kırmızı halılarda yürüdüğü günlerdeyken; ücretsiz gösterimleri ve emek eksenli filmleriyle festival, kırmızı halıları kaldırarak halkın arasında yürüyor. Sanatsal üretimlerin yarıştırıldığı “yüksek şura”lara gerçek bir alternatif sunuluyor; sanatta rekabete yer olmadığı pekiştiriliyor. Gönüllülük esasına dayanan İşçi Filmleri Festivali, binlerce dolara mal olan ve sponsorlarca desteklenen festivallerin yanında; kültür/sanatın yardımlaşma ve dayanışma mantığı çerçevesinde gerçekleşebileceğinin en iyi örneğini teşkil ediyor.

Tüm bunlarla birlikte; dünyayı sosyal, bireysel ve ekolojik özellikleriyle yaşanabilir olmaktan çıkaran neoliberalizme karşı örülmüş mücadele deneyimlerini paylaşmak; yaşadığımız dünyanın dününe, bugününe, geleceğine emeğin penceresinden bakmak ve işçilerin gerek yurt içinde gerek yurt dışında kendi sınıfları ile iletişim kurmalarını sağlamak festivalin önemli amaçları arasında yerini alıyor.

 

Scroll to top